Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Sıkça Sorulan Sorular?

Ülkemizde psikolojik destek almaya karşı görüşler çok farklıdır. Çoğu yanlış inanış ve olumsuz etiket sonucunda, insanlar psikolojik destek almaya karşı olumsuz tavır sergilemektedir. Yaşanılan birçok psikolojik problem insan hayatını olumsuz etkilemesine rağmen, insanlar bu olumsuz etiketlerden etkilenerek uzak durmaktadır. Bu ne kadar doğrudur?

Konu psikolojik danışma olunca aklımıza birçok soru gelebilir. Onlardan kısaca bahsetmek istiyorum.

1-) Gizlilik

Psikolojik danışma etik ilkeleri gereği paylaşımlar sadece danışan ile danışman arasında kalacaktır. Danışanlar çoğu yaşadığı sorunların çok utanç verici olduğunu, komik olduğunu ya da basit olduğunu düşünebilir ve paylaşmaktan uzak durabilir. Profesyonel destek alıp sorunlarından kurtulmak yerine sorunları ile yaşamayı tercih edebilir. Özellikle kültür bazında düşünürsek Gaziantep ve civar illerde bu daha büyük etki oluşturmaktadır. Ama psikolojik danışma süreci kültürle uyumlu bir şekilde ilerlemelidir. Yetkin bir psikolojik danışman&psikolog bu durumu danışana net ve açık bir şekilde izah etmelidir.

2-) Tavsiye

Kısa sürede sonuca gitmek… Bu işin en zor yanı bu gibi duruyor. İnsanlar danışmanlara& psikologlara giderek hemen bir seansta iyileşmek isterler. Sorunun üstesinden gelmek için hemen tavsiye isterler. “Ne yapmalıyım?” sorusu ile gelirler terapi sürecine. Hemen "Bana ne yapmam gerektiğini söyleyin, Sizce neyi seçmeliyim, Tekrar bu durumla karşılaşırsam ne yapmalıyım, Ailem düşüncelerime karşı çıkıyor onların düşünce yapısını değiştirin...". Bu ne derece doğru?  Tavsiye verenler neye kime göre tavsiye veriyorlar. Bunlar profesyonel davranışlar değildir ve meslek etiğinde bulunmayan davranışlardır. Son derece hatalıdır. Her insan özeldir ve kişilik özellikleri, mizacı ile sadece birdir. Kimse insanların durumlara nasıl tepki vereceğini, sorunları nasıl çözeceğini bilemez. Psikolojik danışmanların&psikologların ellerinde sihirli bir değnek yoktur. Hemen bir cümle ile işi bitirip ya da birkaç tavsiye ile sorunun çözümünü söyleyemezler. “Komşunun kızı temizlik hastası idi ve şöyle şöyle yap dedim kurtuldu, sen yap sen de kurtul... “ gibi cümleler son derece yanlış ve hatalıdır. Komşunun kızının kişilik özellikleri farklı, hayata bakış açısı farklı. Aynı sorunu yaşayan kişilerin çözüm yöntemi, soruna yaklaşımları, yaşama bakış açıları ve sorunu yaşadıkları düzey farklıdır. Depresyon, obseseif-kompulsif bozukluk, sosyal kaygı ve benzeri bütün sorunlar karşısında insanlarımızın tercih ettiği yöntem direk olarak "Ne yapmalıyım? Hemen iyileşmek için tavsiye almalıyım" gibi yanlış yöntemler.

  Uzmanlar tavsiye vermez. Basit bir örnek üzerinden gidersek aşırı kaygı ya da yoğun stres yaşayan insanları düşünelim. İlk olarak anlaşılması gereken stres ya da kaygı durumlarını keşfetmek ve durumlar karşısında istemsiz veya istemsiz olarak geliştirdiği kaçınma davranışlarını tespit ederek sorunu yok etmeye çalışmak gerek. Yani bu bir süreçtir ve aşama aşama ilerlenmesi gereken bir durumdur. Bir cümlelik bir tavsiye değil…

3-) Ücret/ Beklenti

Gelişen ve değişen dünya şartları insanların yaşam düzeyini hızla değiştirmektedir. Bu hıza uyum sağlamaya çalışan insanlar farklı bir çok sorunla karşı karşıya gelmektedir. Yalnızlık, asosyallik, sosyal kaygı, aşırı stres, takıntı hastalığı…

İnsanlar bir çok psikolojik sorunla iç içe yaşadığının farkında değil. Farkına vardığında ise hemen kısa sürede geçmesi için tavsiye istemektedir. Bu durumu da bir örnekle açıklamaya çalışalım. Diş ağrısı çoğu insanın en büyük korkusudur. Dişi ağrıyan biri bu sorundan kurtulmak için hemen hemen her şeyi yapar. Diş ağrısı bittikten sonra yaşadığı duygu ise çok rahatlatıcıdır, çünkü diş sorunu hal olmuştur. Ve işin sonunda verilen ücret normaldir çünkü bu ağrıdan kurtuldunuz. Bunu bir de psikolojik açıdan düşünelim. Depresyon, insan ruhuna düşman en büyük sorunların başında gelir. Ve yaşanılan olumsuz duygu durumu, zevksiz bir yaşam, isteksiz davranışlar bunun gibi bir sürü olumsuz durum. Kısacası hayattan zevk almama durumu. Bu durumdan kurtulmak hiç kolay değil. Sonunda "intihar" tehlikesi olan bir sorundan bahsediyoruz. Peki bu durumdan sizi kurtaran psikolog, psikolojik danışman yada uzman kişiler hakkında ne düşünürdünüz? Tekrardan hayata tutunmak ve hayattan zevk almanın bir karşılığı var mıdır varsa da ne kadardır siz düşünün?

Saygılarımla

Huzur ve mutluluk daime içinizde olsun

 Muhittin DAR